İNAT ile OHAL’in KALDIRILMASINA DESTEK TALEBİ GÖZ ARDI EDİLMİSTİR. NİÇİN???

EKŞİ SÖZLÜK’e @FidelOKAN Twitter hesabından aktarılmış olan AÇIK BM Mektubuna ilişkin paylaşımını olduğu gibi ve yanıtlarım ile birlikte meraklısına sunuyorum: 

# ile başlayan entry(yorum) numaraların türkiye’nin birleşmiş milletler’e şikayet edilmesi
 şükela:  tümü | bugün
fidel okan‘in twitter’da iddia ettiği gelişmedir.  Mar 27

1-bm kuruluşu the light millennium, referandum konusunda türkiye’nin uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiği gerekçesiyle bm’ye şikayet etti.
#1 a) Şikayet ile tanımlanmış olması, OHAL altında bir Referandum’un Türkiye’nin 16 Nisan öncesi demokratik-laik sisteme ve Anayasası’na aykırılığı, TBMM’nindeki usulsüzlükler ve AB/BM andlaşmalarını da ihlal ile  birlikte; mektubun öz ve amacının, OHAL’in kaldırılmasına destek talebi; çarpıtılarak şikayet olarak verilmiş olması; aynı zamanda kasten ve öze dokunmadan ve çarpıtılmış olarak YALAN İHBAR’a açık kapıdır.
b) Fidel Okan’ın Twitter’da iddia ettiği gelişmelere kaynak olan mektubun tamamına aşağıdaki TurkishLibrary.Us sitesinde, 15 Mart 2017 tarihinden itibaren yayında olan bağlantıdan ulaşılabilir.
 
2-şikayet gerekçesinde ohal döneminde seçim ve referandum yapılamayacağına ilişkin türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler gösterildi.
#2- Şikayet tanımı, terim ve ihbar yaklaşımına burada da itiraz ediyorum. Çünki, bu tanım ile sanki a) Referandum’un OHAL sürecinde ve koşullarında yapılmış olması doğalmış gibi sorgusuz-sualsiz sunulmuştur;
b) OHAL’in KALDIRILMASI’na sadece bir DESTEK niteliğinde olan bir talebe ilişkin de;  bir vatandaş ve STK temsilcisi olarak en temel haklardan birinin kullanılmış olması da, adeta ve kasıtlı olarak bir SUÇ iması verilmek istenmiştir.
c) Bunun dışında, BM’nin tüm STK temsilcilerinden beklentisi-talebidir, BM’ye üye tüm ülkelerin BM’de ülkeleri adına imzalamış olduğu andlaşmaların STK’ların takipçisi olması. NGO/STK’ların BM’deki en etkin rol ve görevlerinin başında da zaten bu vardır.

3-bm nezdinde çalışan sivil toplum kuruluşu olan the light millennium’un başkanlığını kendisi de türk olan bircan ünver yürütüyor.
#3 – Bu madde doğru. Yine de ek bir açıklama gerekiyor. Ağustos 1999’da ilk olarak İngilizce ve Türkçe  “Işık Binyılı” çevirisiyle eş zamanlı olarak “Lightmillennium.Org” bünyesinde tanıtmış olduğum ve 2001 yılında da tarafımdan resmen NY kanunlarına göre vergiden muaf kurulmasına öncülük etmiş olduğum “The Light Millennium”un kurucusu, başkanı ve 2005 yılından itibaren de BM Baş Temsilcisiyim.4-türkiye düşmanı uluslararası lobiler başvuruyu güvenlik konseyine taşıyarak ülkemizi sıkıntıya sokacak hamlelere hız verdi.
#4 – İşte KÖTÜ NİYETİN, ÖZÜ VE İHTİYACI ve İÇERİĞİ DE SAPINA KADAR VE KATIKSIZ DOĞRU OLAN ve ülke-toplum-hukuk-insan hakları olarak da TEMEL BİR HAKSIZLIĞIN; ülke-toplum nezdinde EN TEMEL HAK olan ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASININ KALDIRILMASI talebi saptırılmıştır.
Ve böylesine büyük muammalar içine çekerek ve imalar yükleyerek, yine ve bir kez daha #OHAL’in REFERANDUM için KALDIRILMASINA en doğal insan hakları talebine destek talebi KASITLI olarak görmemezlikten gelinmiştir. Aynı zamanda kendisi de Avukat olmasına rağmen maalesef @Fidel Okan; 15 Mart 2017’den itibaren Turkish Library and Museum sitesinde yayında olan MEKTUBUN TAMAMINI okumaya/araştırmaya veya mektubun yazarıyla iletişim kurmaya dahi gerek görmeden veya haberin de özüne değil; OHALLİ Referandum’un getirebileceği potansiyel tehditlere dikkati çekmeye ve bir anlamda da, bu tehditlerin de önüne geçilmesi hedeflenirken; “Türkiye düşmanı lobiler”e konunun taşınmış olduğu, şeklinde manipüle edilmiştir. Gerçek ve amaç da  böylece kamu oyu nezdinde ve bilincinde karartılmasıyla saptırılmıştır.
@FidelOkan’ın yorumundan yola çıkarak; o halde BM’de Türkiye’nin hem kurucu üye olarak hem Türkiye adına hem de diğer ülkelerin de sunmuş olduğu yüzlerce kararnameye kimi 193, kimi 181, kimi 90, kimi 60 benzeri yüzlerce atmış olduğu imza ile Türk Hükümeti; her keresinde “düşman lobilerle işbirliği mi yapmıştır ve yapmaktadır?”
Bu sorunun yanıtını da Fidel Özkan’dan almak isterim.  SONUÇ olarak maalesef bir avukat ve yazar titri’ne rağmen,  ne mektubun özüne, ne amacına ne de Can Kamiloğlu’nun Amerika’nın Sesi’ndeki haber de mektubun neden yazılmış olduğuna ilişkin açıklamalara bakmaya-anlamaya gerek görmeden bu maddeler; tam bir manipülasyon ve siyasi boyutta amacı çarpıtma mantığıyla yazılmıştır. Bu noktada, kaynak olarak OdaTV haberini varsayarak, başlığının çarpıtılmış olduğu ve düzeltilmesine yönelik bir mektup da tarafımdan gönderilmiştir. Ekşi Sözlük için buradaki  açıklamalar ile birlikte OdaTV’ye göndermiş olduğum mektubu da, ayrıca TurkishLibrary.Us sitesinde ve de @OHALSIZReferandum sayfasından, bu hafta içinde yayınlayacağımı da buradan duyururum.
5-referandum’dan çıkacak sonuç ne olursa olsun, bm tarafından tanınmaması için bazı devletlere yeni şikayetler yaptırılacağı gündemde.
#5- Yine bir TUTTURULMUŞ ŞİKAYET… Yine İNAT ile #OHAL’in KALDIRILMASINA DESTEK TALEBİ ISRARLA GÖZ ARDI EDİLMİSTİR. NİÇİN???
OHAL altında ve koşullarında yapılmış olan Referandum, bir kez değil bin kez; 16 Nisan Referandum’un OHAL altında YAPILMAMASI gerektiğini kanıtlamıştır.
OHAL koşulları altında, demokratik olmayan ve aşırı eşitsizlik ortamında, Türkiye’nin 16 Nisan Referandum’una sürüklenmiş olması; TARİHSEL BÜYÜK BİR HATAYDI. Bu TARİHSEL BÜYÜK HATA, başka boyutlarda, YSK’nın mühürsüz oyları da son dakikada, üstelik YSK kendisi kanunları çiğneyerek kabul etmiş olmasıyla da; bir kez daha OHAL altında gerçekleştirilmiş olan Referandum’un TARİHSEL BÜYÜK BİR HATA olduğunu da kanıtlamıştır.
Haklı çıkmayı hiç istemezdim. Ve mevcut koşullarda da hiç bir anlamı ve yararı da yoktur. HAKLI VE HAK OLUNAN; REFERANDUM’UN OHAL’in kaldırılmış olarak yapılması idi! Bugün ülke içinde ve dünyada Türkiye’nin saygınlığını ve seçim sistemine ve de YSK’ya güvenini sıfırlamak yerine pekiştirmek ve güçlendirmek için de bu elzemdi.

6-şikayetin tüm detayları yarından sonra amerikan basını tarafından dünyaya servis edecek.
#6 İşte hiç bir ön araştırmaya dayanmadan ard arda sıralanmış maddelere kanıt…
Çünki, a) Mektup BM’ye 6/7 Mart tarihinde gönderilmiştir.
b) Mektup, eş zamanlı olarak Daimi Temsilcilik, TBMM Meclis Başkanı ve Genel Sekreteri’ne de aynı email içinde TO ve CC olarak gönderilmiştir.
c) Mektubun tamamı ve eki gerek web sayfası olarak gerek pdf dosya bağlantılarıyla; Turkishlibrary.Us sitesinde 15 Mart 2017 tarihinde yayınlanmış ve sosyal medya/yahoo/googlegrup’lar ile de akabinde paylaşılmıştır.
d) Aynı zamanda,  The Light Millennium’un başkanı Bircan Ünver, 16 Şubat 2017 tarihinden itibaren @OHALSİZREFERANDUM kampanyasını Facebook’da başlatmıştır.
e) #OHAL’in kaldırılmasına ilişkin TBMM’ye, aynı zamanda 26/27 Şubat 2017 tarihinde, yine bu satırların ve mektubun yazarı tarafından AÇIK bir mektup gönderilmiştir. Yine o AÇIK MEKTUP da Turkishlibrary.Us sitesinde 27 Şubat 2017 tarihinde yayınlanmıştır.
f) @FidelOkan’a sormak isterim. @OHALSİZREFERANDUM kampanyasını, TBMM’ye açık mektubu niçin görmezden gelmiştir? Ve OHAL altında bir Referandum’u, kendisi gerek hukuki gerek yasal ve gerekse demokratik ve insan hakları ve seçmen iradesi ve seçim özgürlüğüne uygun ve uyumlu mu değerlendirmiştir?

7-ülkemizi bm nezdinde çok ciddi sıkıntıya sokacak çalışmaların nasıl sonuç vereceğini hep beraber göreceğiz.
#7 Türkiye, BM’de imzaladığı andlaşmalara; Türkiye ve Türk toplumu adına ne kadar sahip çıkar ise Türkiye’de BM’de ve dünyada o kadar güçlü ve etkin olur! Maalesef,  izlenmekte olan politikalar ise sürekli bir tavizler ve teslimiyetçi zihniyet politikası olduğuna yöneliktir, özellikle  ülke ve Türk toplumu olarak bugünü, yarını ve geleceği adına mevcut yürütülmekte olan politikalar ise çok endişe vericidir.

8-hiç kimse bu olay üzerinden mağduriyet edebiyatı yapmamalı konu ciddiyetle takip edilerek ülkemizin atacağı adımlar hesaplanmalıdır.
#8 @FidelOkan ve sizin gibi düşünenler/yukarıdaki ibareleri destekleyenler: Siz de lütfen ÇARPITMAYIN. MANİPÜLE ETMEYİN. Bir avukat ve yazar olarak, yukarıdaki maddelere baz almış olduğunuzu –varsaydığınız– mektubun kendisini keşke bir okuma zahmetinde bulunsaydınız, yada haberi doğru okusaydınız; özüne ve temel haklı temelini çarpıtmadan yazsaydınız!
Keşke, TBMM’ye 26/27 Şubat 2017’deki OHALİN KALDIRILMASI konusundaki mektuba da dikkat çekseydiniz.
Keşke, 16 Şubat 2017 tarihinden itibaren Facebook üzerinden @ohalsizreferandum kampanyasını başlatmış olduğumu ve daha öncesinden de taa Ocak ayında yine TBMM’ye Referandum’a ilişkin başka bir açık mektup göndermiş olduğuma dikkat çekseydiniz. Kısaca, BM Mektubu; bir şikayet mektubu değildir. Sadece ve sadece TEMEL DEMOKRATİK HAKLARA SAHİP ÇIKILMASINA BİR DESTEK talebidir. Ayrıca BM mektubunun; Ocak ayından (2017) itibaren başlatılmış olan OHALLİ Referandum’a ilişkin bir dizi endişenin, talebin ve sürecin de son halkası olduğunu vurgulamış olsaydınız; en azından dürüst bir yazar ve hukukçu profilini sergilerdiniz.
Ve bunun sonucu olarak da OKURLARINIZI yanıltmazdınız.
Tabii kendi yayın ve ifade özgürlüğünüz kadar benimkine de saygı duymuş olurdunuz. Böylece, siyasi trollere de hedef tahtası haline getirmemiş olurdunuz! Aynı zamanda, temel demokratik insan haklarına ve gönüllü bir sivil toplum kuruluşu girişimine de saygı göstermiş olacaktınız!
–– Bircan Ünver, The Light Millennium – www.lightmillennium.org
Turkish Library and Museum – www.turkishlibrary.us

* * * * *

Tarih: 30 Nisan 2017
Ekşi Sözlük Destek <destek(at)sourtimes.org>
[Yukarıdaki yanıtlar, email ile ve aynı zamanda Ekşi Sözlük web sitesinde online form olarak da gönderilmiştir. B.Ü.]

Sayın Ekşi Sözlük Yayın Yönetmeni,

Daha önceki iletideki öneriniz doğrultusunda, @FidelOkan’ın, sitenizde yayınlanmış olan ve itiraz ettiğim her bir maddeye; NİÇİN itiraz ettiğimi, madde numarasıyla birlikte aşağıda* gönderiyorum.

Bu konuyu çok önemsediğim ve çok yoğun bir çalışma dönemi içinden geçmekte olduğum için daha önce zaman ayırıp, yazamadım!

Tamamını yayınlayacağınzı ümit ediyorum.

Çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,
Bircan Ünver
@ohalsizreferandum @lightmillennium @bircan.unver
#lightmillennium #bircanunver
*Yanıtlara ilişkin emailin sunuş mesajıdır.