KATIKSIZ DOĞRULAR İLE EN TEMEL İNSAN HAKLARINA İLİŞKİN BİR TALEBİN, NASIL ÇARPITILMIŞ OLDUĞUNA BİR ÖRNEK…

EKŞİ SÖZLÜK’E MEKTUP
“Türkiye’nin BM’de Türk toplumu geneli/ülke adına imzalamış olduğu andlaşmalara uyması veya uyumlu hareket etmesine destek talep edince, niçin şikayet oluyor yada niçin hedef tahtası haline getiriliyoruz?”
3 Nisan 2017, New York

Sayın Ekşi Sözlük Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

Konu: “Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e Şikayet Edilmesi” başlıklı
@FidelOKAN paylaşımı

Fidel Okan’ın vermiş olduğu başlık, avukat ve yazar olmasına rağmen, haberin içeriği/kaynağına yönelik hiç bir araştırma yapmamıştır. Bu konuda kendisi şahsım ve kurucu-başkanı olduğum “The Light Millennium” ile de hiç bir iletişime geçmemiştir. Doğrudan; haberin veriliş-yorumlanış biçimini baz almıştır –ki OdaTV.Comdaki haberde de başlık yanıltıcı verilmiştir ve OdaTV’ye de bu içerikte yazılı bir talep yapılmıştır.–

Ancak ne mektubun orijinalini merak etmiş ne de gönderiliş biçimi ve hangi aşamalardan sonra ve üstelik tamamen web ortamında da 13 gün önce dileyene açık yayınlanmış ve Facebook üzerinden ve Yahoo/Google gruplar ile de 15/16 Mart 2017 tarihi itibariyle kapsamlı olarak da paylaşılmış olmasına rağmen; sanki gizli bir sırrı elde etmiş ve onun ipuçlarını veriyormuş gibi bir hava içinde ve yanıltıcı vurgular ve imalar içinde; olayın öz ve amacını da çarpıtmış ve mektubun da hedefine hiç değinmeden, doğrudan Twitter jurnalciliği/ihbarcılığı kategorisinde bir yayın yapmıştır.

Ayrıca, BM’ye mektup gönderilmeden önce gerek Referandum’un OHAL altında TBMM’den geçirilişi esnasında, gerek 26 Şubat 2017 tarihinde, TBMM Başkan, Genel Sekreter ve Milletvekilleri’ne hitaben iki ayrı AÇIK MEKTUP gönderilmiştir. Ve bu mektuplar da akabinde web ortamında (www.turkishlibrary.us) yayınlanmış ve sosyal medya da kapsamlı paylaşılmıştır.

Bunun dışında, 16 Şubat 2016 tarihi itibariyle, Facebook üzerinden @OHALSİZREFERANDUM kampanyasını başlattım!

@FidelÖZKAN, bir avukat ve yazar olarak, ismimi yada “The Light Millennium“u ilk paylaşımını yapmış olduğu #Twitter’da sorgulasa; karşısına hem #lightmillennium hem de #bircanünver twitter hesapları çıkacaktı! Oradan bir soru da gönderebilirdi, eğer Lightmillennium.Org’un websitesinden emaili tespit ederek bir email göndermek çok zahmetli idiyse…

Özet olarak, Birleşmiş Milletler’e tarafımdan ve The Light Millennium STK/NGO baş temsilcisi olarak ve BM bünyesinden de temin etmiş olduğum desteklerle, araştırıp/göndermiş olduğumuz mektubun amacı, Türkiye’nin:
1) 1945’te ilk yardımcı kurucular arasında yer almış ve halen de aktif ve etkin üye olmuş olduğu Birleşmiş Milletler’e gönderilmiştir;
2) Birleşmiş Milletler’in Kuruluş Amacı, Dünya Barış’ını tesis etmektir ki, Atatürk; bunun dünyada bunun öncüsü olmuştur. BM’ye de ilham vermiş olduğunu 2013’te Stevens Institute of Technology’de organize etmiş olduğumuz iki günlük uluslararası bir konferans ile de bu tezi dünya kamuoyuna mal etmişizdir. Konferansın adı: “Pioneer of the Millennium Development Goals: Atatürk
3) Türkiye, 10 Aralık 1948 tarihli Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ni’ de takip eden yıl içinde imzalayan ilk grup üye ülkeler arasında yer almıştır.
4) Türkiye, Birleşmiş Milletler’in 2000 yılında ki 2015 yılı hedefiyle Sekiz Maddeden oluşan “Binyılın Kalkınma Hedefleri Deklarasyonu”nu imzalamıştır.
5) Türkiye, Birleşmiş Milletler’in 2015 yılı Genel Kurul’unda tüm 193 üye tarafından kabul edilmiş/imzalanmış olan bu kez 17 ana-hedeften oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni imzalamıştır.
Ayrıca, Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘nde “geçici üye” olarak
1951-1952
1954-1955
1961
2009-2010
yukarıdaki yıllar içinde olarak görev almıştır.

Ve 2014-2016 döneminde de “geçici üye” olarak aday olmuştur ancak seçilmemiştir.

BM Genel Kurul Başkanı’nın kabinesinde son bir kaç yıldır Daimi Temsilcilikten bir danışman/müşavir görev de almaktadır.

Türkiye, Birleşmiş Milletler’de aktif ve etkin bir ülkedir.

Yıllık bazda, Türkiye Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler’e ilişkin buna New York Daimi Temsilciliği, tüm diplomat kadrosu, bina-kira ve her yıl Eylül ayında yapılmakta olan BM Genel Kurul’una Türkiye’den üst düzeyde gelmekte olan delegasyon ve medya ekibini ve ilişkin genel, BM’ye her üye devletin yıllık ödemekle yükümlü oldukları üyelik ücreti de dahil, ve diğer ilişkin tüm projelere potansiyel destekler (buna Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı’na ev sahipliği, ilişkin ara değerlendirme konferansları ve BM ile ilişkin Türkiye’ye de yönelik tüm kalemleri ve gerek New York/Amerika ve gerekse Türkiye boyutunda tüm lojistik harcamaları ve bütçesi dikkate alındığında); şahsen hiç bir bilgim yok ancak çok kaba bir öngörüyle sanırım en az 50 ile 100 milyon dolar arasıdır, Türkiye’nin BM’ye üyeliğinin ve ilişkin tüm program/diplomatik kadro ve programalarının Türkiye’ye maliyeti…

Bu bütçe, sadece Türkiye, BM’de “dostlar alışverişte görsün” diye mi harcanıyor?

Ve Türkiye’nin BM’de Türk toplumu geneli/ülke adına imzalamış olduğu andlaşmalara uyması veya uyumlu hareket etmesine destek talep edince, niçin şikayet oluyor yada niçin hedef tahtası haline getiriliyoruz?

Ve BM’in üç ana sütunundan 1.ncisi Üye Devletlerdir;
2.ncisi Uluslararası Organizasyonlar (ILO, WHO, Word Bank benzeri); ve 3.ncüsü olarak da, ECOSOS ve UN.DPI aracılığıyla üye olan
Sivil Toplum Kuruluşlarıdır/STK (NGO/Non-Governmental Organizations ).

Ve her NGO/STK temsilcilerinin rolü de BM programlarıyla geniş halk kitleleri-kamuoyu arasında köprü kurmak, bilgilendirmek, BM programlarına dahil olmalarını/aktif rol almalarını teşvik etmektir. BM’in de bizlerden/NGO temsilcilerinden aynı zamanda beklediği diğer önemli bir husus ise, hükümetlerin/hükümetlerimizin BM’de imzalamış oldukları andlaşmaların ülke çapında uygulanmasının takipçisi olmak ve uygulanabilecek mekanizmalarla işbirliği/desteklerle uygulanmasını sağlamak…

Hal böyle iken, “The Light Millennium“un başkanı Bircan Ünver, “Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e Şikayet Etti” başlığı yanlıştır ve çarpıtmadır.

Özellikle medya temsilcileri ve hukukçuların bir haberin kaynağı-özünü ve amacını doğru vermekle de yükümlüdürler. Bu @FidelOKAN paylaşımlarında yapılmadığı için şahsımı da kolayca hedef tahtası haline getirmiştir.

Peki BM’ye gönderilmiş olan mektup ile ne amaçlanmıştır?

1) Türkiye’ye BM Nezdinde imzalamış olduğu andlaşmalar hatırlatılmıştır. Çünki, BM’ye gönderilmiş olan aynı mektup ve “To/Kim’e” kısmında Türkiye BM Daimi Temsilciğiyle birlikte, “Cc” kısmında, TBMM Başkanı ve Genel Sekreteri’ne de gönderilmiştir. OHAL sürecinde askıya alınmış ve tamamen devre dışı bırakılmış insan hakları, düşünce özgürlüğü ve hukukun askıya alınması koşullarında, Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP İktidarı’nın da alal-acele ve aşırı bir baskıyla 16 Nisan’a takvime almış oldukları Halkoylaması öncesinde de #OHAL’i değil kaldırmak, 3 ay daha uzatılması dahi gündeme getirilebilinmiştir!

Bu bilgiler ışığında BM’de aktif bir STK/NGO Temsilcisi olarak;
1) Türkiye’nin devlet düzeyinde imzalamış olduğu andlaşmalara ilişkin yükümlülüklerinde samimi ise onları yerine getirmesini, #OHALSİZREFERANDUM çerçevesinde talep etmek, bir şikayet midir?

Yoksa, ülke ve toplum çapında sakat ve çok ciddi olan bir duruma karşı “bir çığlık/yardım/help” ile söz konusu gidişatın düzeltilmesine bir umut arayışı mıdır?

Aynı zamanda, geçmiş seçimlerde en az 20 şehirde “elektrik kesintilerinden” ve sık sık da seçim hilelerine ilişkin haberler de her seçim sonucu gündeme gelmesine ve hatta kanıtlanmış olma durumlarında da, sonucun değişmiyor olduğunu da yıllardır izlemekteyiz.

Bu noktada da, Türkiye lehine sağlıklı bir halkoylaması ve sonucu için de BM’nin Gözlemci atamasını, yine sadece bir STK Temsilcisi olarak; 15 Mart 2017 tarihinden itibaren web ortamında yayında olan ve mektup içinde adları geçen üst düzey BM temsilcileri ve tabii Türkiye başta olmak üzere, üye ülkelerden ikinci bir talebi gündeme getirdim!

Elbette, BM bir STK kanalıyla gelen bir mektupla bir Genel Kurul kararı çıkartmaz.

Ancak konunun önemi, aciliyeti ve “15 Temmuz”un da “başarısız bir darbe girişimi” olmasına rağmen, bunun kullanılarak #OHAL’in de 9 ayına girerek, ülkede düşünce özgürlüğü ve yasal haklar da sistematize olarak hem mevcut Anayasa’ya göre hem de uluslararası Türkiye’nin imzalamış olduğu andlaşmalar çerçevesinde, ihlal edilmiştir. Bu ihlal durumu da; #OHAL ile her geçen gün de katmerlenmektedir…

Bu durumda, yineliyorum sadece bir STK/NGO Temsilcisi olarak ve temelde Türkiye’de laik parlementer sisteme, düşünce özgürlüğüne, insan hakları ve hukuka sahip çıkmak adına sembolik bir girişimi, NEDEN OHAL’İN REFERANDUM’DAN ÖNCE KALDIRILMASI İÇİN DESTEK TALEP ETTİ; yerine “ŞİKAYET ETTİ” şeklinde amacından ve hedefinden saptırılarak, sunulmuştur!

Yukarıdaki açıklamara ek olarak, @FidelOKAN’ın yanıltıcı üslup ve aslını merak etmeden doğruyu vermek gibi bir niyeti olmadan yapmış olduğu söz konusu paylaşım, bir çok iftira, suçlama, karalama ve çamur atmayı ve hatta yasal olarak “suç teşkil edecek” nitelikteki suçlamalara şahsımın ve “The Light Millennium“un maruz kalmasına neden olmuştur.

Kendi grubundaki takipçilerine de –söz hakkı verilmeden– birden bire saldırılara hedef haline getirmiştir. Söz konusu suçlama/iftira ve çamur atmalara adaletsiz bir ortam hazırlamıştır. BM Medya’ya (UNCA) üye bir Türk gazeteci arkadaşın görmesi ve uyarısıyla ancak haberim olmuştur. Bunun sonucu tespit edebildiklerim kadarıyla tek tek Twitter üzerinden @lightmillennnium ve @bircanünver üzerinden yanıt verdim. Çünki, bu konu, öyle çamur at iz’i kalsın; olarak yanıtsız bıraklıcak bir konu da değildir.

Bu açıklamaları değerlendirmeniz ve bu konuda yeni İFTİRA, çamur atma/karalama kampanyalarına da Eksi Sözlük kanalıyla daha fazla izin vermemek için, lütfen @fidelÖZKAN’ın paylaşımını derhal yayından çıkartınız!

Bunu talep etmek en temel yasal hakkım. Şahsım ve kurucu başkanı ve BM baş temsilcisi olduğum “The Light Millennium” adına bu talebi yapıyorum.

Sonuçta kişisel ve tüzel haklarımı kamuoyu nezdinde korumak en temel hakkımdır. Zira söz konusu içerik, yanıltıcı/çarpıtıcı ve özünden uzak olarak sunulmuştur.

Bu nedenle de iftiralara, karalamalara ve suçlamalara da doğrudan Twitter@FidelOKAN hesabı üzerinden kaynaklık etmiştir. Eksi Sözlük’te ise bu kaynaklık zemini genişletilmiş/yaygınlaştırılmış olmasıyla; kişisel ve tüzel haklarımın ihlal düzeyi ikiye katlanmıştır.

Eğer söz konusu paylaşım ve ilişkili yanıltıcı-çarpıtılmış diğer paylaşım/yorumları da çıkartmazsanız, lütfen bu mektubu olduğu gibi yayınlayınız.

Çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,

Bircan Ünver, Kurucu Başkan, TV Yapımcısı ve BM STK/Baş Temsilci
The Light Millennium | http://www.lightmillennium.org | @lightmillennium
Turkish Library Museum Project | http://www.turkishlibrary.us | @turkishlibrarymuseum
Email: ışikbinyili(at)gmail.com | contact(at)lightmillennium.org
Hakkımda

– 3 Nisan 2017, New York