CUMHURİYET VE KADIN

Sermin ÖZCİLİNGİR’in, Başkan, Amerika-Türk Kadınlar Birliği | ATKB; “Cumhuriyete Doğru” programında, Salvation Army International Commission on Social Justice, New York’ta 29 Ekim 2019 Salı günü sunmuş olduğu konuşma metnini, etkinliğin içeriğini ilgilisine ulaştırmak amacıyla aşağıda yayınlıyoruz.
– TurkishLibrary.Us

Cumhuriyet idaresinin ilk yılları, 1923’te nüfus sayımında kadınlarında sayılması, 1924 seçme ve seçilme hakları reddedilmişti. Atatürk çok istese de bu yıllarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kabul etmediği kadın haklarının zamanlamasının, o ilk yıllar için çok da uygun olmadığını gördü.
2 yılı daha bekliyecekti.”

Amerika Türk Kadınlar Birliği olarak Cumhuriyet Bayramınız Kutlu olsun. Öncelikle bu programın parçası olmaktan mutluluk ve gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Milli mücadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilanı 1919 ve 1923 kapsayan dönem, Türk milletinin var olma mücadelesiydi. 1.Dünya savaşına girilmesi Osmanlı devletinin sonu olmuştu. Savaş sonunda yapılan mütakerede önemli bir madde ile stratejik bölgeleri işgal etme hakkı emperyalist güçlere açık hale getirilmiş, Anadolu yer yer işgal edilmeye başlanmıştı. Mustafa Kemal ve yakın arkadaşları Kasım 1918 – Mayıs 1919 olan 7 aylık süreçte ülkenin bulunduğu durumdan kurtulma çareleri aramışlardır.

20. yüzyılda Dünya’da olduğu gibi Osmanlı’da da kadın olmak zordu. Kadın erkek ilişkilerinde dini-hukuk ile işliyordu, çok eşlilik yaygındı, evlenmede kadın iradesinden söz bile edilmiyordu, boşanma erkeğin isteğine bağlıydı, miras ve şahitlikte kadın ve erkek eşit değildi. Kadın toplumdan gizlenmeye, kafes hayatı yaşamaya zorlanmıştı. Çalışma ve öğrenim hayatıdaki varlıkları çok azdı. Çok sınırlı olan kadın hakları padişah fermanlarıyla daha da sınırlandırılmaktaydı.

Osmanlı’nın dağılma sürecindeki kaybedilen savaşların ve toprak kayıplarının nedeniyle, halkın dinden uzaklaşılması sonucunda, ‘kadınların açılıp saçılması’ şeklinde bile yorumlanabiliyordu. Bu bağnaz düşünceler maalesef Kurtuluş Savaşı sürecinde yer alan mecliste bile kendine yer bulmuştu.

Türk Tarihindeki diğer savaşlara göre kadınların İstiklal Mücadelesine katkısı ve katılımı daha fazladır. Bunun temel sebebi Kurtuluş Savaşı’nın özellikle ilk dönemlerinde düzenli ordudan çok, gönüllü halk kuvvetleri tarafından yürütülen bir savaş olmasıydı.

Osmanlı Devleti’nin yıkıldığı ve yeni Türk devletinin var olma mücadelesi verdiği bu savaşta, halk topyekûn bir biçimde mücadeleye katılmıştı. Kadınların, Kurtuluş Savaşı’na verdiği katkı farklı şekillerde olmuştu. Mondros Mütarekesi sonrasında başta İstanbul ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinin işgali üzerine sivil protesto hareketleri başlamış ve mitingler yapılmıştı. Millî mücadele ruhunun ülkeye yayılmasında bu mitinglerin önemli bir rolü vardı. Kadınlar bu mitinglerde hem konuşmacı hem de katılımcı olarak önemli bir rol oynamıştı. Halide Edip bu mitinglerde öne çıkan şahsiyetlerden birisi idi.

Cumhuriyet idaresinin ilk yılları, 1923’te nüfus sayımında kadınlarında sayılması, 1924 seçme ve seçilme hakları reddedilmişti. Atatürk çok istese de bu yıllarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kabul etmediği kadın haklarının zamanlamasının, o ilk yıllar için çok da uygun olmadığını gördü.
2 yılı daha bekliyecekti.

Bu ülkenin kadınları, bu ülkenin bağımsızlığı için direnmiş kadınlardı. Örgütlü hareketin gücünü, tesadüfen bile bir araya gelebildiğinde sezgisel olarak dahi keşfedip düşünce üretebilecek potansiyele sahipti. İsmet İnönü’nün ifadesiyle Atatürk’ün en ileri iki devriminden biri Harf Devrimi diğeri ise Kadın Devrimi’dir. 1926 Kadın Devrimi‘nin iki önemli adımı Medeni Kanun ile Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verilmesiydi.

Atatürk Cumhuriyet Kadınlarının bu ülkede daha fazla sorumluluk alma mecburiyetinin var olduğunu biliyordu. Gerici bir zihniyet ancak ve ancak bu koşullarda alt edilebilirdi. Türkiye Cumhuriyeti kadını çağdaşlaşmanın temel göstergesiydi. Demokrasi yatırımlarından biri ailenin toparlayıcısı ve toplum dinamiğinin yapı taşı olan kadınların özgürleştirilmesiydi. Kadının birey olabimesi, kadını beyin takımının içinde konumlandırıması, yönetimi kadınla paylaşmak, kadını kendi niteliklerine göre doğru yerlerde bir vatandaş olarak değerlendirebilmek temel hak ve özgürlüklerinden bahsedebilmek demekti.

“Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” söylemi alınan kararların ve uygulanmasının en güzel örneğidir.

Biz ATKB olarak bu sorumluluğun bilicindeyiz ve bu duygularla etkinliklerimizi sürdürmekteyiz. Özellikle bünyemizde bulunan Atatürk okulumuz Atatürkçü ilke ve devrimler ışığında eğitim ve öğretim hayatına büyük başarıyla devam etmekte ve aydınlık geleceklere inanan bizlere gurur kaynağı olmaktadır.

Sözlerime son verirken bizlere bu imkanları yaratan başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz. Tekrardan Cumhuriyet Bayramınızı kutluyorum.

_ . _

Amerika Türk Kadınlar Birliği Hakkında:

17 Eylül 1958 yılında New York şehrinde vergiden muaf bir kamu organizasyonu olarak kurulan Amerika Türk Kadınlar Birliği, Amerika’da Türk dili ve kültürünü yaşatmak ve yaymak için kurulmuştur. Organizasyonun kamu yararına yaptığı faaliyetlerden en önemlisi 1971 ‘de kurulmuş olan New York Atatürk Okulu’nun Amerika’da yaşayan Türk asıllı genç nesiller için ebediyen devamını sağlamaktır. Birliğin önemli görevlerinden bir diğeri ise Amerikalı ve Türk kadınlar arasinda dostluk ve anlayışın gelişmesine imkan verecek faaliyetlerde bulunmak ve benzeri odaklı diğer kamu kuruluşlarının çalısmalarını desteklemektir.
Amerika Türk Kadınlar Birliği, Atatürk ilkelerine ve cumhuriyetin değerlerine bağlı, Türk Milletinin milli, ahlaki, insani manevi ve kültürel değerlerini benimseyen Çağdas Türk Kadınları tarafından yönetilmektedir. Birliğimiz hiçbir siyasi gruba ve idari kurumlara bağlı değildir. Amerika Türk Kadınlar Birliğimiz tamamen gönüllü çalışan Yönetim kurulu üyeleri tarafından yönetilmektedir.
Bugünkü mevcut üye sayısı 180 olan Amerikan Türk Kadınlar Birliği, aynı zamanda, üyeleri için sosyal ve kültürel toplantılar, seminerler ve  diğer programlar organize etmektedir. Derneğin başkanlığını Sermin Özcilingir yapmaktadır. Kendisi 14 yıldır derneğin yönetiminde olup, bunun son on yılını dernek başkanı olarak yürütmektedir.


PHOTO ALBUM of the Event is available through www.lightmillennium.org/gallery1/

• The Light Millennium TV – LMTV Crew:
Ashraf ALI & Julie MARDIN (LM) Birol KAĞITÇIOĞLU (AADVB)

Dr. Ayşe G. Soyer’s presentation, “Cumhuriyet Doğru /Towards Republic(in Turkish)

Bircan Ünver’s presentation (in Turkish), “Cumhuriyet’te İnsanı Gelişme’nin Önemi”

Booklet of the Program (in Turkish)

Run-Down (in Turkish)

• The U.S. Turkish Library & Museum Project is under The Light Millennium Organization, Associated with the Department of Global Communications of the United Nations – UN-DGC-CSO  (formerly #UNDPINGO since 2005)
• Commercial Free – Public Benefit E-Publication
http://www.turkishlibrary.us | http://www.isikbinyili.org | http://www.lightmillennium.org
Social media @lightmillennium #lightmillennium @turkishlibrarymuseum

"The U.S. Turkish Library & Museum For Friendship and Peace" project joined, and has been produced under the umbrealla of The Light Millennium Organization effective on October 15, 2015.