BİR DESTANDIR MUSTAFA KEMAL ve ATA’NIN ÇOCUKLARI

Kitap:
Ayşe Yamaç’ın Bu Yayınevi tarafından yayınlanan Bir Destandır Mustafa Kemal adlı eseri, Atatürk’ün doğumundan ölümüne tüm yaşamı ve devrimlerinin yanında Kurtuluş Savaşı’nın da şiirsel bir tarihidir.


Bir Destandır Mustafa Kemal
Yazar: AYŞE YAMAÇ

Günümüz çocuklarının yaşamında internet ve bilgisayar oyunları gibi teknolojik uyaranlar çok fazla yer almaktadır. Bu yüzden onlar için yazılan kitaplar hem kolay ve kısa zamanda okunur hem de çocukların seveceği türden olmalıdır.

Bir Destandır Mustafa Kemal de böyle bir kitaptır.

Atatürk, çocuklara kendi dilinden seslenir bu kitapta. Çocuklar onunla koşup oynar sanki Selanik sokaklarında.  Onunla birlikte düşlerine salıncak kurarlar dize dize:

“Bir çocuk olmuşum ki
Güneşin saçlarına tutunmuş
Bağlayıp yağmurun iplerini
Düşlerine salıncaklar kurmuş
Taç yapmış papatyalardan
Ben Mustafa

Çocukluğumu serip sokaklara
Koşmuşum oyundan oyuna
…”

Sonrasında kitabı okuyan çocuklar Mustafa ile birlikte büyür. Onunla mahalle mektebine de giderler, oradan kaçıp Şemsi Efendi Okulu’na da. Sırasıyla askeri okulları bitirir, Kemal adını almanın gururunu yaşar, teğmen olurlar Mustafa Kemal’le. O kadarla da yetinmeyip izlerler onu adım adım okullarda, savaşlarda, bazen gurur, bazen acıyla.

“…
Rütbe kimin umurunda
Dünya boğuşurken kanla
İnsanlar açlıkla
Çıplaklıkla
Can kaygısıyla
Anadolu kavrulurken kıtlıkla
Yoklukla
Yoksullukla
Saltanat sefada
Ben Mustafa
Büyük umut
Büyük çaba
Yüzbaşı Mustafa
Mustafa Kemal”

Her dizede onunla koşar okurlar, savaştan savaşa. Bazen Çanakkale’de soluklarını tutarlar, Çanakkale’nin nasıl geçilmez kılındığının heyecanı ve gururuyla:

“Bir destan Çanakkale
Mayında Nusret
Canla kurulan set
Kanla yazılan destan Çanakkale
Arıburnu’nda
ConkBayırı’nda
Anafartalar’da
…”

Bazen canları yanar onunla, bakıp parçalanan Anadolu topraklarına:

“…
Ben Mustafa Kemal
Acılı Mustafa
Öfkeli Mustafa
Ülkem paylaşıldıkça
Düşen canlar tüter
Acılar harlanır bağrımda
…”

Sonra, Mustafa Kemal’le birlikte çıkarlar Samsun’a. Sırasıyla kongreleri dolaşırlar, yokluklar içinde ama inanç ve çabayla.

“…
Ekmek olmasa da
Sofralarda
Çarık yoksa da ayaklarda
İnancım vardı kurtuluşa
…”

O inanç ve çabayla 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM canlanır okurların gözlerinde, kavrarlar her yıl neden 23 Nisan’da bayram yaptıklarını; sonra Mustafa Kemal’in meclis başkanlığı, arkasından ülkeyi kurtarmak için Başkomutan oluşuna tanıklık ederler.

Bu, uzun bir yolculuktur. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in kuruluşuna da tanık olurlar, Lozan’da bu ülkenin tüm dünyaya kabul ettirilişine de. Mustafa Kemal’le Atatürk olur her biri,  birbiri ardına yapılan devrimlerle çağdaş bir ülkenin yükselişiyle kabarır göğüsleri.

“Yorulmaz bir savaşçı
Anadolu’da
Özgürlük aşkına
Barış adına
Umutla
…”

Atatürk’ün on beş yıllık Cumhurbaşkanlığının her anını yaşar okurlar, 10 Kasım 1938’de onun yok olan yalnızca bedeninin olduğunu, fikirlerinin kendileri yaşattıkça yaşayacağını bilirler.

Sonra her biri bir Mustafa Kemal olur, onun fikirlerini çağlar ötesine taşıyacak olan.

_ . _

Kitap: Bir Destandır Mustafa Kemal | Yazar: Ayşe Yamaç
Editör / Kapak: Aşkın Güngör | Tür: Çocuk / Kaynak / Şiir
Sayfa: 96 | ISBN: 978-605-356-143-9 | www.buyayinevi.com

* * *

ATA’NIN ÇOÇUKLARI

Kitap – Yazar: AYŞE YAMAÇ

Yazar Ayşe Yamaç’ın Ata’nın Çocukları adlı şiir kitabı, Bir Destandır Mustafa Kemal‘in devamı niteliğindedir.

İspanyol asıllı Amerikalı filozof ve yazar George Santayana der ki:

“Geçmişini hatırlamayanlar, onu yeniden yaşamak zorunda kalırlar.”

Ayrıca İrlandalı ünlü yazar Oscar Wilde da der ki:

“Geçmişine sırt çeviren bir kimse, geleceği tasarlamayı hak edemez!”

Ünlü yazarların söyledikleri gibi, çocuklarımız, geçmişin acılı tarihini yeniden yaşamamalarına ve geleceklerini geçmişten ders alarak tasarlamalarına bir nebze de olsa katkısı olur belki Ata’nın Çocukları‘nın.

Bir Destandır Mustafa Kemal‘de Atatürk çocuklara seslenirken, burada sözü çocuklar almaktadır. Kimi Deniz’dir, Kimi Sultan, kimi Yasemin, kimi Rüzgâr… Adları farklı olsa da her biri küçük bir Mustafa Kemal’dir.

“Biz Ata’nın çocukları,
Küçük olsak da şimdi,
Umuduyuz yarınların,
Mustafa Kemal gibi.”

Bir Destandır Mustafa Kemal‘in okurları, Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemizde yaşananları anladıklarını belirtirken bir anlamda da Atatürk’e yanıt verirler Ata’nın Çocukları‘nda:

“Ben Remzi.
Şimdi bir çocuğum,
Mustafa gibi.
Ama büyüyünce,
Serpilince çocukluğun bahar çiçekleri,
Adıma Kemal eklenir belki.”

Sonra o günlerde yaşananları özümseyen bir başka Küçük Mustafa, bahar olarak çıkar karşımıza:

“Ben Bahar.
Tarlalar tohum ister bahardan,
Çiçekler açmak.
Uçmak ister,
Ötmeyi unutmuş kuşlar.
Ana, oğul ister,
Yola dikip gözlerini,
Çocuk baba,
Dede torun.
Odsuzocaksız bacalar tütmek,
Suya katık, ekmek ister çocuklar.
Dursun ister Seher gelin,
Her haberde,
Göğsüne saplanan hançer.
Ben Bahar.
Dünde kalsa da yaşananlar
Yarınlar kararmasın diye,
Solmasın diye baharlar.
Aklımın bir köşesinde,
O günlerin bilgisi var.”

Belki de bir asker çocuğu özdeşleştirir kendini Mustafa Kemal’le:

“Ben Orçun.
Ata’mın izinde koşan,
Bir asker çocuğuyum.
O’nu tanıyarak geçti,
Bütün çocukluğum.
Çanakkale’yi gördüm,
Kabardı göğsüm.
Arıburnu’nda,
Sanki onunlaydım.
ConkBayırı’na adını yazan,
Anafartalar’da dedemle yatandım.
Düşen her canla,
Ata’mın gözünden damlayandım.
Boş mataralarda bir damla su,
Bir parça yabani ottum,
Aç bir askerin bulduğu.
Çarıktım yoksul ayaklarda.
Umuttum kanayan toprakta.
Mayasıydım kurtuluşun.
Zaferdim vatan toprağında.
Ben Orçun.
Türkiye,
Sevgili yurdum.
Ata’mın izinde,
Yaşadıkça koruyucunum.”

Belki de bir köylü çocuğu olarak çıkar karşımıza küçük Mustafa Kemal, Ali adıyla:

“Ben Ali,
Dağda çobanım,
Ovada çiftçi.
Bilimle katarsam,
Toprağa terimi,
Ağarır ülkemin geleceği.
Bakınca traktörlü resmine,
Anlarım,
Ata’m da böyle isterdi.”

Ya da adı Bilen’dir bir başka Mustafa Kemal’in:

“Ben Bilen.
Devrimlerin ışığıyla
Gözü kamaşan.
Ata’sının izinde,
Yaşadıkça adım adım,
İlkelerini yaşatacak olan.”

Ata’nın Çocukları biter mi? Adları farklı olsa da hepsi Cumhuriyet ve Atatürk çocuğu, hepsi birer Mustafa Kemal’dir. Haykırırlar hep birlikte:

“Ata’nın çocuklarıyız biz.
Ali, Sıla, Ozan, Deniz,
Sel gibi çağlar,
Karanlığı siler geçeriz.
Yiğit, Sevgi, Onur, Yeliz,
Yel gibi eser,
Engelleri yıkar azmimiz.
Merve, Kerem, Sibel, Oğuz,
Durmak olmaz,
Hep ileriye yolumuz.
Barış, Burcu, Bilen, Güniz,
Çocuklar gülsün diye,
Barıştır dileğimiz.
Biz Ata’nın çocukları,
Saymakla bitmez ki,
İsimlerimiz.
Ata’mızı sonsuza dek,
Yaşatmaya yeminliyiz.”

Ata’nın Çocukları | Yazar: Ayşe Yamaç
Editör / Kapak: Aşkın Güngör | Tür: Çocuk / Kaynak / Şiir
Sayfa: 88 | ISBN: 978-605-356-189-7 | www.buyayinevi.com

YAZAR AYŞE YAMAÇ HAKKINDA: 1960 Afyon Emirdağ doğumludur. 1979’da Aydın Ortaklar Eğitim Enstitüsü’nü bitirerek öğretmenliğe başlamış; Diyarbakır, Afyon, Samsun, Kars ve Eskişehir’in çeşitli ilçe ve köylerinde yirmi bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 2000 Eylül’ünde emekli olmuştur. Eskişehir’de yaşamaktadır. Öyküleri, şiirleri ve denemeleri Öğretmen Dünyası, Kadınlar Dünyası, Ayrıksanat, Özgür Pencere, Andız, Eskişehir Sanat, Damar, Anafilya, Afrodisyas Sanat, Berfin Bahar, Cumhuriyet Kitap, Havuz, Akımsanat gibi dergilerde ve internet sitelerinde yer almıştır. Yayınlanmış  onlarca kitabı; öykü, şiir ve çocuk yazını alanlarında çok sayıda ödülü vardır.

Sosyal Medya@lightmillennium #lightmillennium
LinkedIn @The Light Millennium  @turkishlibrarymuseum #TurkishLibraryMuseum

The US Turkish & Library Museum (TLM) web sitesi, The Light Millennium kuruluşu bünyesindedir (2001, New York). Bu sitede ki yayınlar, etkinlik ve bülten içerikli yayınlar hariç, yazılı izin alınmadan kopyalanamaz-çoğaltılamaz. Teşekkür ediyoruz. TLM.

"The U.S. Turkish Library & Museum For Friendship and Peace" project joined, and has been produced under the umbrealla of The Light Millennium Organization effective on October 15, 2015.