BİR BİLGİSAYAR MÜHENDİSİNİN ELEKTRONİK MÜDAHALEYE İLİŞKİN TESPİTLERİ… (4)

• SEÇİM SONUÇLARININ AÇIKLANMASI Ve
SEÇSİS KONUSUNDA TBMM’NDE VERİLEN ÖNERGELER
• SEÇMEN KAYITLARININ İDAREYE DEVRİ
• SEÇİM SİSTEMİMİZ, SEÇİM ŞAİBELERİ VE ÖNERİLER
• YÜKSEK SEÇİM KURULU (YSK) VE SEÇİMLERDEKİ ROLÜ YSK ilk kez

ANKARA NÖBETÇİ  İDARE MAHKEMESİ  SAYIN  BAŞKANLIĞINA TEDBİREN YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLERİMİZ  GEREĞİNCE İDARİ İPTAL DAVASI YOLUYLA

ANKARA 3 İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA 13 MART 2017 TARİHİNDE 2017/-725 ESAS DOLU TEDBİREN TEHİRİ İCRA TALEPLİ REFERANDUMUN VE SEÇSİS SİSTEMİNİN KULLANILMASININ İPTALİ DAVA DİLEKÇESİDİR.
Bölüm 4/6 | Sayfa: 30 – 35

Bölüm 1/6  | Bölüm 2/6 | Bölüm 3/6 |  Bölüm 5/6 | Bölüm 6/6

YSK ise bu ilçedeki 27 sandığa ait seçim sonuçlarını aşağıdaki şekilde ilan etmiştir:
CHP 2436 (% 42,60) (954 oy eksik ve CHP oylarının % 28’i kayıp)
AKP 2433 (% 42,55) (926 oy ilave edilerek AKP’ye aldığı oyların % 61,44 fazlası eklenmiştir).
MHP 578 (% 10,11) (242 adet oy eksik ve MHP oylarının % 29,5’i kayıp)
Toplam oy: 5447

Sayfa: 30

YSK toplam oy sayısını 5447 olarak bildirdiğine göre toplam oyların % 4,47’sinin sayılmadan çöpe gittiği anlaşılmaktadır. Nitekim bir sandıktan 161 oy çıkarken sonuçta 16 oya düşürülmüştür.[52]
Bu sayının Türkiye’nin bir ilçesindeki 27 sandığa ait olduğu dikkate alındığında Türkiye genelinde yapılan oy sahtekârlığının boyutlarının nerelere varabileceği daha iyi anlaşılmaktadır.

BİR BİLGİSAYAR MÜHENDİSİNİN ELEKTRONİK MÜDAHALEYE İLİŞKİN TESPİTLERİ
Seçim hileleri ilgili olarak bir bilgisayar mühendisinin verdiği bilgilere dayanarak çok önemli bir tespit de gazeteci Hasan Mutlu tarafından okuyuculara aktarılmıştır. Aylin Yorulmaz adlı bilgisayar mühendisi bir vatandaşımız, bir web sitesinin ana sayfası için iki anket hazırlamış, “ilk ankette ‘Genel seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz’ diye sormuş ve daha anketi sayfaya koyar koymaz denemek için ilk oyu kendisi vererek CHP’yi işaretlemiş. Sonuçlara baktığında; 1 oy CHP’ ye giderken, 1 oyun da AKP’ ye verilmiş olduğunu tespit etmiş. Bu sitenin varlığından bile henüz kimsenin haberdar olmadığını söyleyen Aylin Yorulmaz, ertesi gün ilk oyu AKP’ye vermiş bu sefer başka bir partiye oy verilmediğini görmüş!
İkinci anketi, ‘Seçimlerden sonra AKP Hükümeti Yüce Divan’a gönderilmeli mi’ diye yapan Aylin Yorulmaz sistemin çalışıp çalışmadığını test etmek için “evet”i tıkladığında 6 adet de hayır oyunun kaydedildiğini görmüş! AKP ile ilgisi olmayan, örneğin ‘Kedi mi seversiniz köpek mi’ diye başka anketler de hazırlayan A. Yorulmaz onların ise düzgün çalıştığını tespit etmiş. Bilgisayar Mühendisi Aylin Yorulmaz söz konusu çalışmalardan ulaştığı sonuçları şu şekilde açıklamıştır: “Dolayısıyla internet ortamında AKP lehine anketleri tarayan ve otomatik olarak oylayan programlar olduğundan kuşku duyuyorum. Sitesi olanlar benzer bir anket yaparak bunu denerlerse bu müdahaleyi gözleriyle görecekler. Sitemizin hosting’i (İnternet kullanıcılarına sunucu desteği sağlayan ana firma) Amerika’da bulunmaktadır…Bunu da belirtmekte yarar var…”.[53]

SEÇİM SONUÇLARININ AÇIKLANMASI Ve
SEÇSİS KONUSUNDA TBMM’NDE VERİLEN ÖNERGELER
Seçimlerde dikkati çeken bir diğer uygulama da seçim sonuçlarının açıklanması süreci ile ilgilidir. Önceki seçimlerde seçimler bittikten 20 gün sonra bile bazı yörelerdeki seçim sonuçları kesinleştirilemezken ve en gelişmiş teknolojiye sahip ABD’de ve dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile seçim sonuçları yaklaşık bir hafta süre sonunda ancak kesinleşirken, Türkiye’de oy verme işlemini takip eden iki saat içinde seçim sonuçları açıklanmış, hatta bazı TV kanalları ve gazeteler milletvekili isimlerini bile vermiştir. SEÇSİS sistemi ile yapılan seçimler hakkında 18 Ocak 2010 tarihinde, başbakan tarafından cevaplandırılması istemiyle

Sayfa: 31

TBMM’ne bir önerge veren MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut; “YSK’nın güvenliği çok tartışmalı olan bir işletim sistemi kullandığını, bu sistemin Avrupa’da devlet kurumlarında yasaklandığını bildirerek, SEÇSİS projesi ile ilgili olarak mevcut şaibe ve iddiaların ortadan kaldırabilmesi için, uzmanlardan kurulu siyasi parti temsilcilerinin de katılacağı bağımsız bir bilişim heyetine projenin incelettirilerek güvenlik testlerinin yapılması ve sonuç raporunun kamuoyu ile paylaşılması” talebinde bulunmuştur.[54]

Konuyu başbakan yerine cevaplayan Adalet bakanı Sadullah Ergin 17.03.2010 tarihinde gönderdiği yazılı cevabında özetle; “kurulun görev alanına giren konular hakkında başbakan ve bakanlardan yazılı soru yoluyla bilgi istenilmesinin, Anayasanın ve yasama bölümünde yer alan Yüksek Seçim Kurulu’nun yargısal niteliği ve konumu ile bağdaşır görünmediği ve soru önergesi ile sorulan hususlara cevap verilmesine ilişkin istemin uygun bulunmadığı değerlendirilerek istemin oybirliği ile reddine karar verildiğini” bildirmiştir.[55]
Adalet Bakanı’nın başbakan adına verdiği cevabın konunun üzerinin örtülmesi amacıyla kaleme alındığı ve sorulan soruların cevabı ile hiçbir ilgisinin olmadığı açıktır.
Benzer şekilde 22 Eylül 2010 tarihinde CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli, 12 Eylül 2010 referandumunda yaşanan bazı olaylarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın cevaplandırması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermiştir. Önergenin Bakan tarafından cevaplandırılmaması üzerine 12 Ocak 2011 tarihinde yeni bir soru önergesi veren Tayfun İçli; seçmen sayısının yılda ortalama olarak 1 milyon kadar arttığını, YSK verilerine göre 22 Temmuz 2007 seçimlerinde 42.799.303 kişi olan seçmen sayısının 12 Eylül 2010 referandumunda 9.252.525 kişi artarak 52.151.828 kişiye çıktığını bildirerek bu anormal artışın gerekçesinin açıklanmasını talep etmiş, ancak ikinci önergesine de cevap alamamıştır.

SEÇMEN KAYITLARININ İDAREYE DEVRİ
AKP 2007 seçimlerinden sonra 13.03.2008 tarih ve 5749 sayılı Kanunla 298 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinde değişiklik yapılarak daha önce YSK yetkisinde bulunan seçmen tespiti işlemlerinin “Adres Kayıt Sistemi” esas alınarak oluşturulması[56] hükmünü getirmiş, böylece seçmen kayıtlarının oluşturulması yetkisi dolaylı olarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne (NVİGM) devredilmiştir.
Daha önce YSK yetkisinde bulunan seçmen tespiti ile ilgili yetkinin Anayasa’nın 79. Maddesine aykırı olarak yapılan yasa değişikliğiyle NVİGM’ye (MERNİS sistemi) devrine seyirci kalan Meclisteki siyasi partiler Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açmadıkları takdirde bundan sonraki referandumlarda ve seçimlerde yapılabilecek hilelere de rıza göstermiş olacaktır ve bu nedenle hileli referandum sonuçlarıyla yargı sisteminin idarenin emrine verilmesinden, yeni yargı sistemiyle yapısı değiştirilen yüksek yargı organlarının vereceği hatalı kararlardan ve hileli oylarla iktidara taşınan partilerin ülkenin bölünmesi sonucunu doğurabilecek uygulamalarından doğrudan sorumlu olacaklardır. Ancak bu konuda halkı aydınlatacak bilgi ve yayınlara merkez medya tarafından yer

Sayfa: 32

verilmediğinden halkın önemli bir kısmı durumdan habersizdir. Konuya ilişkin olarak çeşitli kanallarda programlara çıkan ve tartışmalara katılanlar aydınların önemli bir bölümü ise yapılan hileleri halkın algılamasını önlemekle görevli oldukları izlenimini vermektedir.

YSK ise Anayasa ile kendi yetkisine ve sorumluluğuna verilen seçmen tespiti yetkisinin İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir Genel Müdürlüğe dolayısıyla hükümete devredilmesi karşısında hiçbir tepki ortaya koymamış ve NVİGM tarafından düzenlenen seçmen kayıtlarını seçime esas veri olarak kabul etmiştir. YSK’nın kendisine ait olan Anayasal yetki ve sorumluluğun bir başka makama devrine seyirci kalmasının sebeplerini Türk halkına açıklaması gerekmektedir.

SEÇİM SİSTEMİMİZ, SEÇİM ŞAİBELERİ VE ÖNERİLER
ÖZETLE SÖYLEMEK GEREKİRSE:
—- 2003 ve 2008 yıllarında yapılan kanun değişiklikleri ile seçimlerde yazılım alt yapısı olarak SEÇSİS sistemi uygulamaya konulmuş ve seçmen kayıtlarının tutulmasında İçişleri Bakanlığınca yürütülen MERNİS, seçim sonuçlarının aktarılmasında ise Adalet Bakanlığı’nca yürütülen UYAP projesi kullanılmaya başlanmış, böylece anayasaya göre YSK tarafından yürütülmesi gereken seçim sistemi idareye devredilmiştir.
—- Bu çalışmada seçim sistemleri hakkındaki genel değerlendirmeyi müteakip, MERNİS, UYAP ve SEÇSİS projeleriyle seçimlerin yürütülmesinde ortaya çıkan aksaklıklar ve bunların sonucu olarak referandum ve seçimler yoluyla halkın gerçek iradesinin sandığa tam olarak yansımamasının sonuçları mukayeseli olarak incelenmiş ve sonuç bölümünde bu tür aksaklıkların ortadan kaldırılması için alınabilecek tedbirler ortaya konulmuştur.

—-Anahtar Kelimeler: Seçim, Seçmen, YSK , SEÇSİS, Seçim Hileleri
Abstract: SECSIS system is being used as the software infrastructure in elections, MERNIS system which is conducted by the Ministry of Interior is started to be used for the registration of voters, and UYAP system which is conducted by the Ministry of Justice is started to be used for the evaluation of elections; after the changes in legislative acts of 2003 and 2008. Thus, the right of election which should be conducted by YSK according to the constitution was handed over to the government. In this study, the general elections have been evaluated. It has been demonstrated that the will of voters has not been reflected to the results of the referendum and elections because of the short comings of MERNIS, UYAP and SECSIS systems. In the conclusion section the measures that can be taken to eliminate such shortcomings were submitted. Keywords: Election, Voters, Supreme Board of Election (YSK) 1∗

—- GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ DOKTORA ÖĞRENCİSİ VE TEMİZ SEÇİM PLATFORMU KURUCU ÜYESİ 242 SEÇİM SİSTEMİMİZ, SEÇİM ŞAİBELERİ VE ÖNERİLER GİRİŞ SEÇİM KONUSUNDA TÜRK VE YABANCI BİRÇOK BİLİM ADAMININ ÇALIŞMALARI MEVCUTTUR.
—-Ancak bunlar daha ziyade seçim usulleri, seçimlerde kullanılan farklı yöntemlerin halk iradesini yansıtma oranları, temsilde adaleti sağlamak için alınabilecek yöntemler gibi konuları içermektedir.
—- Oysa Türkiye’deki sorun seçim sistemlerinden ziyade devletin resmi kurumlarının açıkladığı nüfus ve seçmen verilerine ait bilgiler arasındaki büyük farklılıklar,

Sayfa: 33

seçmen kayıtlarının tutulmasında ve seçimlerin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar ve seçim hileleri ile ilgilidir ki bu alandaki bilgilerin çoğu seçmen verilerine ve seçimlerde bizzat tanık olunan olaylara dayanmaktadır. Bu nedenle geçmişten günümüze kadar kullanılan seçim sistemleri ile ilgili bilgiler özet olarak ele alınmış, konunun asıl can alıcı noktası olan ve günümüzde meclisin yapısını dolayısıyla ülkemizin kaderini etkileyen seçmen verileri ve seçim hileleri ile ilgili bilgilere ise daha geniş şekilde yer verilmiştir.

SEÇİM SİSTEMLERİNİN ÖNEMİ VE SEÇİM UYGULAMALARI Seçim sistemi seçimlerden sonra seçime katılan parti ve bireylerin seçim sonuçlarının semeresini almasını, başka bir deyişle alınan oyların Parlamentoda sandalyeye dönüşmesini sağlayan en önemli yöntemdir.
1-) Seçim sisteminin belirlenmesi, aynı zamanda anayasa ya da kanun koyucunun önündeki en önemli siyasal tercihlerden birini de oluşturmakta  siyasal partilerin sayısı olmak üzere, siyasal sistemin birçok unsurunu derinden etkilemektedir.
2-) Seçim sisteminin hem oy verenlerin tercihlerini yansıtan, hem de istikrarlı bir hükümet oluşturan bir meclisin oluşumunu sağlayabilmesi yıllar geçtikçe daha da önem kazanmaktadır.
3-) Bu açıdan bakıldığında seçimlerin ülkelerin kaderini doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz.

Türkiye’de kullanılan seçim sistemleri çoğunlukla seçim konusundaki deneyimleri daha fazla olan ülkelerin sistemlerinden alınmış 1 Charles King, “Electoral Systems”, George Town University, 2000 2 Ergun Özbudun, “Seçim Sistemleri ve Türkiye”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1995, Cilt 44, Sayı 1-4 3 Türkmen Göksel, Yetkin Çınar, “Mevcut Seçim Sisteminin İyileştirilmesine Yönelik Sayısal Analizler ve Politika Önerileri”, TEPAV Yayınları No: 58, Eylül 2011 TBB Dergisi 2014 (110) Ömer Lütfi TAŞCIOĞLU 243 ve zaman zaman bu sistemler kendi bünyemize uyarlanarak kullanılmıştır. Osmanlı Devleti’nde II. Meşrutiyet ile başlayan seçim sürecine ilişkin ilk kanun 2 Ağustos 1908 tarihli Milletvekili Seçimi Geçici Kanunu’dur.
—- Cumhuriyet’in kuruluşunu takiben milletvekili seçimi esasları 1924 Anayasası ile belirlenmiş, daha sonra 14 Aralık 1942 tarih ve 4320 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu çıkarılmış ve çok partili sisteme geçişe paralel olarak 5 Haziran 1946 tarih ve 4918 sayılı seçim kanunu, müteakiben, 16 Şubat 1950 tarih ve 5545 sayılı seçim kanunu ve 26 Nisan 1961 tarih ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun çıkarılmıştır.
—- Türkiye’de 1950-1960 dönemi arasında gerçekleştirilen üç seçimde de liste usulü çoğunluk sistemi uygulanmıştır. Bu sistemde, bir seçim çevresinde birden çok milletvekili seçilmekte ve siyasi partiler, seçilecek milletvekili kadar aday belirleyerek listelerini oluşturmaktadırlar. Çoğunluk kuralı uygulandığından bir çevrede en çok oy alan parti, o seçim çevresindeki temsilciliklerin tümünü kazanmaktadır. Bu sistem, temsilde adaleti sağlamadığı gerekçesiyle artan tepkiler üzerine kaldırılmıştır.
4-)  1950 seçimlerinde Demokrat Parti oyların yüzde 53.4’ ü ile TBMM üyeliklerinin yüzde 83.6’sını kazandığı halde, Cumhuriyet Halk Partisi oyların yüzde 39,8’i ile milletvekilliklerinin ancak yüzde 14,4’ ünü elde edebilmiştir. 1954 ve 1957 seçimleri de benzer sonuçlar vermiştir. Bu aşırı orantısızlık 1950’1i yıllarda demokrasinin kesintiye uğramasında önemli bir etken olarak kabul edilmiştir.

Sayfa: 34

Dolayısıyla, 1961 Anayasasını ve seçim kanunlarını hazırlayan Kurucu Meclis, Millet Meclisi seçimleri için seçim çevresi barajı d’Hondt sistemini,
5-) Cumhuriyet Senatosu seçimleri için de çok isimli basit çoğunluk sistemini kabul etmiştir.
1964 yılında yapılan değişiklikle, her iki Meclis seçimlerinde de d’Hondt usulünün uygulanması kararlaştırılmıştır.
—1965 yılında seçim kanunu bir kere daha değiştirilerek, her iki Meclis için milli bakiye (ulusal artık) sistemi kabul edilmiştir.
6-) Bu kapsamda kontenjan uygulamaları yapılmış, ülke seçim bölgelerine bölünmüş, bölge ve (/ veya 4 Göksel, Çınar; ”agm”, 2011 5 1882’de Victor d’Hondt tarafından ortaya atılan “ En büyük ortalama” yöntemi olarak da adlandırılan sistemdir  Bazı seçimlerde ise bunların tümü bir arada uygulanmıştır.
7-) 1961-1980 döneminde Nispi Temsil Sistemi’nin uygulamasıyla birlikte, parlamentoda temsil edilen partilerin sayısında bir artış meydana gelmiştir. Millet Meclisinde, 1961 seçimlerinde 4, 1965 seçimlerinde 6, 1969 seçimlerinde 8, 1973 seçimlerinde 7, 1977 seçimlerinde 6 parti temsil edilmiştir. %10 barajının uygulandığı mevcut seçim sisteminin ise küçük partilerin parlamentoda temsilini engellediği açıktır. Nitekim 1983 ve 1987 seçimlerinde ancak üçer parti parlamentoya girebilmiştir. Buna karşılık 1991 seçimlerinde beş partinin parlamentoda temsil sağladığı görülmektedir.
😎 1987 ve 1991 seçimlerinde hem ülke ve bölge (seçim çevresi) barajı, hem de kontenjan uygulaması kullanılmıştır. 1995 ve 1999’dan sonra da uygulamaya devam edilen %10 ülke barajlı d’Hondt sistemi özellikle 2002 seçiminde ciddi dengesizlikler yaratmış, iki parti dışındaki partilerin ve % 45 civarında oyun temsil edilememesine yol açmıştır.
9-) Seçim sistemleri tercihinde dikkate alınması gereken en önemli husus halkın tüm kesimlerinin temsil edildiği dolayısıyla sesini duyurabildiği bir Parlamento yapısının oluşmasına imkân sağlanmasıdır. Bu yapılmadığı takdirde tek başına iktidara gelen bir parti diğer partilerin görüşlerini alma ihtiyacı bile duymayan bir eğilim içine girebilir ki bu tür bir yönetimi bir tür diktatörlük olarak adlandırmak da mümkündür.
10-) 2002 MİLLETVEKİLİ GENEL SEÇİMLERİ Türkiye üzerinde hedefi olan ülkelerin özellikle Atatürk’ün ölü- mü nden sonraki süreçte kendi çıkarlarına hizmet edebilecek liderleri Türkiye’de iktidara getirmek için çaba harcadıkları gerçeği o dönemde algılanamamışsa da günümüzde artık halkın bir kısmı tarafından bilinmektedir.
2002 yılı milletvekili genel seçimlerinde kesinleşmiş hapis cezası olduğu için AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Anayasa’nın 76. maddesine göre milletvekili adayı olamamış, ERDOĞAN’IN ÖNÜNÜN AÇILMASI İÇİN CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL’IN DA OLURU ALINARAK İLGİLİ ANAYASA MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ SONUCU, ERDOĞAN “YASAKLI” OLMAKTAN KURTARILMIŞTIR. Daha sonra Yüksek Seçim Kurulu(YSK), bir köydeki birkaç yüz oyun kaybı nedeni ile Siirt seçimlerini iptal etmiş ve Siirt milletvekili olanların milletvekillikleri düşmüştür. SİİRT’TEN BİRİNCİ SIRADA SEÇİLMİŞ OLAN MİLLETVEKİLİNİN YENİDEN YAPILACAK SEÇİMLERE GİRMEYECEĞİNİ YSK’ YA BİLDİRMESİNİ MÜTEAKİP KANUNA GÖRE, 2002 SEÇİMLERİNDE AKP’NİN İKİNCİ SIRADAKİ ADAYININ BİRİNCİ SIRAYA YÜKSELTİLMESİ GEREKİRKEN VE DIŞARIDAN YENİ BİR ADAY ATANMASI DA MÜMKÜN DEĞİLKEN, ERDOĞAN SİİRT’TEN ADAY YAPILMIŞ VE KANUNA AYKIRI OLAN BU İŞLEM YSK TARAFINDAN ONAYLANARAK ERDOĞAN TBMM’NE MİLLETVEKİLİ OLARAK SOKULMUŞTUR.

Sayfa: 35

11-) Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi’nce kapatılan HADEP’in yerine kurulan DEHAP’ın yöneticileri seçim evrakında sahtecilik suçundan hüküm giydiğinden DEHAP’ın aldığı oyların geçersiz kalması ve seçimlerin yenilenmesi gerekirken,baraj altında kalan diğer partilerin bu konudaki müracaatları YSK tarafından reddedilmiş ve böylece DEHAP’a ve 2002 seçimlerine YSK eliyle meşruiyet kazandırılmıştır
.12-)Cumhuriyet tarihinin en adaletsiz seçimi 2002’dir. Seçimde % 1’in üzerinde oy almış olmasına karşın 9 parti mecliste temsil edilememiş- tir. Bu anlamda baraj uygulaması en fazla % 9,54 oy almış olan DYP’yi etkilemiştir. Temsil edilemeyen partinin ve oy oranının en fazla oldu- ğu 2002 seçimlerinde % 1’lik oy 327.530 seçmene (41.407.027 kayıtlı seçmen x % 79,1 katılım oranı x % 1) karşılık gelmektedir.

MECLİSE GİREMEYEN DYP’YE VERİLEN YAKLAŞIK 3 MİLYON 125 BİN OY SÖZ KONUSU PARTİDE TEMSİL EDİLMEZKEN, TOPLAM 14.846.935 (% 45,33) OY PARLAMENTO DIŞINDA KALMIŞTIR. BU SEÇİMLERDEN SONRA BİRÇOK SİYASİ PARTİ ADETA SİYASETTEN SİLİNMİŞ13 VE MECLİSE SADECE AKP VE CHP GİREBİLMİŞTİR. 2002 seçimlerinin Türk siyasi hayatına nasıl yansıdığına biraz dikkat edildiğinde çok partili sisteme geçtiğimiz 1946 yılından beri her seçimde ya iktidar, Seçim Şaibeleri ve Öneriler da muhalefet olarak TBMM’de temsil edilen merkez sağın birden bire TBMM dışında kalarak yerine AKP’nin konumlandığı görülmektedir. Bu durum, seçim hileleri ve özellikle elektronik seçim hileleri ile birleştirildiğinde Türkiye’de iktidara istenen partinin taşınabilmesi için Merkez sağın planlı bir şekilde meclis dışında bırakıldığı konusundaki şüphelere ağırlık kazandırmaktadır.

—- YÜKSEK SEÇİM KURULU ( YSK ) VE SEÇİMLERDEKİ ROLÜ YSK ilk kez
—- 1961 Anayasası ile teşkil edilmiştir. 1982 Anayasası’nda da muhafaza edilen YSK, “Cumhuriyetin Temel Organları” bölümünde ve “Seçimlerin Genel Yönetimi ve Denetimi” başlığı altında yer almıştır.
—- 1982 Anayasası’nın 79. Maddesinde; “Seçimler yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve TBMM üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi YSK’nındır
—- YSK kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
—- YSK ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
—- YSK, yedi asil ve dört yedek üyeden kuruludur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve bir Başkanvekili seçerler” hükmü yer almıştır.
—- MERNİS, UYAP VE SEÇSİS KISA ADI MERNİS OLAN “MERKEZİ NÜFUS İDARESİ SİSTEMİ” KAPSAMINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TÜM VATANDAŞLARINA SAYISAL KİMLİK NUMARASI VERİLEREK NÜFUS KAYITLARI VERİ TABANI OLUŞTURULMUŞTUR.
—- ANCAK MERNİS PROJESİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE (NVİGM) BAĞLI BİR SİSTEMDİR. YANİ İDAREYE BAĞLI BİR BİRİM TARAFINDAN YÜRÜTÜLMEKTEDİR.
—- PROJENİN BAŞLATILDIĞI 1960’LI YILLARDAN BU YANA SİSTEM VERİ TABANINA GİRİLEN ÖLÜ VE SAĞ KİŞİ SAYISI 120 MİLYONU GEÇMİŞ DURUMDADIR.

– . –

Bölüm 4/6’ün sonu 
Bölüm 1/6  | Bölüm 2/6 | Bölüm 3/6 |  Bölüm 5/6 | Bölüm 6/6 

Avukat İsmail Beşiktepe tarafından–veimzasıyla sunulmuş olan SEÇSİS ve 16 Nisan 2017 Referandumuna ilişkin
Dava Dilekçe’sinin  tamamına tek bir  dosya (pdf) olarak
bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

http://www.turkishlibrary.us | 14 Nisan 2017