ATATÜRK NE YAPTI DİYENLERE…

Naci KAPTAN
Mustafa Kemal İngilizler’i yeninceye kadar İngiliz’leri Tanrı zannederdim” Mahatma Gandi

Dünyanın en güçlü Devletlerinin, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve artlarında sütre gerisinde aport bekleyen Amerika da dahil olmak üzere bu Devletlerin zamanın en güçlü öldürücü silahlarıyla donatılmış ve bir araya getirilmiş GÜÇLÜ ordularını, hiç yoktan var ettiği, çarığı bile olmayan , donunu, fanilasını, çorabını evlerde eli öpülesi kadınlarımızın diktiği, doğru dürüst silahı bile olmayan, ardında ekonomik gücü olmayan bir orduyu var ederek emperyalist Devletlerin tümünü YENDİ… YENDİ … YENDİ … Anladınız mı ? YENDİ, GALİP GELDİ , İSTİLACILARI SEPETLEDİ …

Siz ne yaptınız?

ABD ile iş tutup BOP eşbaşkanı oldunuz!!!

Ege adalarımızı Yunanistan’a verdiniz!!!

Kıbrıs’ı vermek üzeresiniz!!!

Süleyman Şah türbesine PYD eşliğinde gidip, gece vakti sırtlayarak oradaki toprağımızı da terk ettiniz .  

Atatürk büyük bir asker ve gerçek bir Dünya lideridir. Dünya emperyalizme karşı böyle bir zafer görmemiştir. Mazlum devletler Atatürk’ü örnek almıştır. Gandi’nin sözünü hatırlatmak isterim:

“Mustafa Kemal İngilizler’i yeninceye kadar İngiliz’leri Tanrı zannederdim”

Atatürk ve İsmet İnönü cephelerdeki zaferlerini Lozan’da taçlandırdı. Müttefik ülkelere Lozan’da, Türk’lerin zaferini belgeleyen Türkiye’nin tapu senedini, Lozan anlaşmasını imzalattı .

SAVAŞ SONRASI TÜRKİYE’nin DURUMU:

“Nüfus 13 milyon civarıydı, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı, 38 bininde okul yoktu. Traktör sıfırdı, karasabandı. Beş bin köyde sığır vebası vardı. Hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu. iki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengiydi, verem, tifüs, tifo salgını vardı, üç milyon kişi trahomluydu, bebek ölüm oranı binde 480 di, her doğan iki bebekten biri ölüyordu.

Memlekette sadece 337 doktor vardı. Sadece 60 eczacı vardı, sadece 8’i Türktü. Diş hekimi, sıfırdı. Dört hemşire vardı. 40 bin köy, sadece 136 ebe vardı. Ortalama ömür 40’tı. Yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bindi. Ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu, kiremit bile ithaldi.” (Yılmaz Özdil, Sözcü Gazetesi)

Atatürk işte böylesi yoksul ve eğitimli insanı olmayan bir Türkiye’den tüm Dünyada saygı gören, akılı, bilimi, aydınlanmayı, çağdaşlığı hedef alan bir ülke yarattı . Laik Cumhuriyet’i inşa etti. Ekonomik bağımsızlığı getirdi. Osmanlı’nın kapitülasyonlardan doğan borcunu ödedi. Yeni Türkiye’yi inşa etti…

SİZ NE YAPTINIZ ?

Devlette derinleşmesine kadrolaşarak Devleti esir aldınız

Önce siyasi sonra da ekonomik bağımsızlığımızı Atatürk’ün yendiği ülkelere teslim ettiniz. Balta Limanı kapütilasyonlarını bir kez daha getirerek yabancılara ülkemizdeki tüm Cumhuriyet yatırımlarını, fabrikaları, tersaneleri, limanları, rafinerileri, Bankaları, haberleşme alt yapımızı, madenlerimizi, değerli topraklarımızı açık veya gizliden “özelleştirme” masallarıyla peş-keş çektiniz. Savaşta alamadıklarını onlara bir bir verdiniz.

Sanayiden sonra tarımı ve hayvancılığı öldürdünüz. Sürekli olarak borçlandınız . Yetersiz politikalarınızla tarım alanları  küçüldü ve tüm tarım ürünleri yurtdışından ithal edilmeye başlandı. Zenginin yatına koyduğu motorine devlet desteği verirken Çiftçiye üvey evlat muamelesi yaptınız. Değerli taşlardan, pırlantadan zümrütten elmastan v.b. KDV’yi kaldırırken Kefene, kitaba, deftere, ilaca, gıda ürünlerine, binlerce ürüne KDV’yi dayadınız. Fakire yoksula “Ölüm gerektir” muamelesi çektiniz.

Türk halkına nişasta bazlı şekeri (NBŞ) ve GDO’lu ürünleri küreselcilerle yapılan gizli anlaşmalarla yedirdiniz. NBŞ’de kullandığınız kota dünyanın en yüksek kotası olup daha çocuk yaşlarda kanser hastalıkları, hormon bozuklukları başladı. Toplum sağlığı bozulurken sizler sırça saraylarınızda en doğal ürünlerle besleniyordunuz.

Cumhuriyet hükümetlerinin tuğla üzerine tuğla koyarak nice güçlüklerle yaptığı şeker fabrikalarını tüm karşı çıkışlara rağmen yandaşlarınıza üç kuruş on paraya devrettiniz. Şekerin önemli bir gıda maddesi olduğunu, harp senelerini unuttunuz. Şekerin yetersiz olduğu zamanlarda orduya kuru üzüm verildiğini de unuttunuz. Şeker Fabrikaları stoklarıyla birlikte kankalara verildi. Ve fabrikaları alanlar artık şeker üretmiyor.

Şeker fabrikaları gidince Pancar üreticileri de gidiverdi. Ürettikleri pancarı kime satacaklardı? 

Çaykur gitti, Fındık üreticileri İtalya’ya ipotek edildi.

Seka’yı da hem kapattınız hem de Dalaman Seka’yı değerinin 7’de birine satarak özelleştirdiniz. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 1997 yılında 280 milyon 571 bin 776 dolar değer biçtiği SEKA’nın fabrikası 40 milyon dolara 3 sene vade ile Mehmet Ali Monay’ın sahibi olduğu MOPAK’a verdiniz. Yılda 12 bin ton kağıt üreten ve ürettiği kağıtların önemli bir kısmı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) tarafından barut ve dinamit yapımında kullanılan SEKA Dalaman Kağıt Fabrikası’nın özelleştirilmesi 14 Temmuz’da 2002’de yapıldı. Dünyanın bu alanda kağıt üreten üçüncü fabrikası konumundaki Dalaman Kağıt Fabrikası’nın 40 milyon dolara satılması üzerine fabrika çalışanları ve Muğlalılar hükümete bir teklif götürerek, fabrikanın kendilerine 1 milyon dolar fazlasına (41 milyon dolara) satılmasını veya ihalenin gerçek değeri üzerinden yeniden yapılmasını istediler. İşçiler, Özelleştirmenin biçtiği 200 milyon dolara kadar fabrikayı alabileceklerini beyan ettiler. Fakat bu tekliflere kulak tıkadınız!!!

Geçmişte Türkiye’nin ve MKE’nin kağıt ihtiyacını karşılayan SEKA elden çıkınca dışarıdan kağıt ithal etmek zorunda kaldık.

Önce hayvancılığı tam alınlarının ortasından vurdunuz. Sonra da dünya ülkelerinden HASTALIKLI HAYVAN almaya başladınız. gerekli kontrolları yaptırmadınız. Veterinerlerden ve hayvan hakları örgütlerinden gelen uyarılara da aldırmadınız. Şarbonlu hayvanların geldiği Brezilya’da, halk bize gelen hastalıklı hayvanların yüklendiği limanı kapattı. Ne oluyor diye bile sormadınız!  Uyanmadınız… Şimdi başlayan ŞARBON salgınını nasıl durduracaksınız?

Borçlandınız, borçlandınız ama istihdam yaratan hiç bir yatırım, fabrika yapmadınız .Yediğiniz hurmalar şimdi bizleri de tırmalıyor. Rant sağlayacak işler yaptınız. 3’e olacak işi çok daha büyük rakamlarla ihale edip farkı cukkaladınız.

Dünyanın en büyük yolsuzlukları  yapıldı. Bu yolsuzlukların paydaşları sizdiniz. Man – Malta – Cayman adaları paralarınızın kasaları oldu. Halk gittikçe yoksullaşırken sizler semirdiniz, popolarınız büyüdü. Paralarınızı balya balya milyon ve milyar dolarlar olarak yurtdışına transfer ettiniz. Evlerinize kocaman para kasaları, para sayma makinaları aldınız. Üstelik de birkaç tane … Kibirlerinizden yanınıza varılmaz oldu.

Ve artık zurnanın ZIRT DEDİĞİ yere geldik. Bu durumun mimarı olan kişinin dediğince  “TULUMBANIN SUYU BİTTİ.” Borçlarımızı ödeyemez, borç para alamayacak duruma geldik. Kapı kapı dolaşarak para istemek utancı bizlere yetti.

Laik Cumhuriyet’i, Atatürk’ü silme çabalarına girdiniz. Türkiye’yi arap cahiliyesine taşımaya çalışıyorsunuz. Bilimden çağdaşlaşmadan uzaklaştırıyor, yozlaştırıyor, bilimsel gelişmeyi durdurmaya çalışıyorsunuz. Bu nedenlerle Dünya sıralamalarında 5. kümeye düştük.

Türkiye hem siyaseten hem de ekonomik olarak emperyalizmin işgali altındadır. Zamanında bizim olan herşey artık bizim değildir. Türk’ler artık kendi ülkelerinde marabadır.

Bu durumu yaratanlar biliniz ki;

Ne yaparsanız yapın akan ırmakların yönü değiştirilemez!!! Irmağın akış gücünü azaltsanız da daha fazlasına sizin gücünüz yetmeyecek, su yine yolunu bulacaktır.

Bir de hiç utanmadan sizlere bu güzel ülkeyi yoktan var ederek sizlerin bu koltuklara gelmenizi sağlayan demokratik Cumhuriyeti getiren büyük önder Atatürk’e dil uzatmaya çalışıyorsunuz.

Naci Kaptan / 09.09.2018

– . –

– Yukarıdaki yazı, bir TurkishLibrary.Us ve NaciKaptan.Com websitesi ortak yayınıdır.

TurkishLibrary.Us’de diğer Naci Kaptan Yazıları

Bu yazı, 9 Eylül  2018 tarihinde yayınlanmıştır.

Turkish Library Museum, The Light Millennium Organizasyonu bünyesindedir. New York  Eyaleti kanunları çerçevesinde resmen tüzel bir kişilik kazanarak, 17 Temmuz  2001’de kurumlaşmıştır. NGO/STK (Non-Governmental Organizations) statüsüyle, Birleşmiş Milletler’in Kamu Bilgi Birimi’ne ( United Nations Department of Public Information | UN.DPI.NGO) 2005 yılından itibaren üyedir.
http://www.turkishlibrary.us | http://www.lightmillennium.org